Aslında genel bir kanı olarak sinemacıların aklında şöyle bir önyargı oluşmuş durumda : " Kitaplardan sinemaya uyarlanan filmlerde kitabın akışı ile filmin akışı aynı olmuyor!".. Aslında bakarsanız zaten böyle birşeyin mümkün olmasını beklemek de biraz garip..Gelelim bizim ünlü yazar Clive Barker'ın kitabından sinemaya uyarlanan bir gizem-gerilim filmi olan Kan Kitabı'na..Filmde paranormal olayları inceleyen bir profesör , yanına mistik güçleri olduğuna inandığı öğrencisini de alarak bir eve taşınırlar..Bu ev öyle sıradan bir ev değildir , evin geçmişteki kullanıcıları cinayetlere kurban gitmiştir.Bu açıdan profesör bu gizemli evin kendi çalışmalarında kendisini tetikleyeceğine ve birtakım sonuçlar çıkarabileceğine inanmaktadır.Öğrencisi ile olan bu araştırma macerasında sonu tahmin edilemeyen korku dolu olayların olduğunu söyleyim..Ancak yine de izleyicinin büyük beklentilere girmesini gerektirebilecek bir film olduğunu da söylemek zor..
Filmi izle...>>




Miami ve parlak yaşantısının derinlerinde bir ismin , Chris Paciello'nun yaşamından kesitler içeren film bir suç-aksiyon filmi.
Film , iki kafadar arkadaşlarının ufak bir gecelik kaçamakları ile başlıyor..Ancak ertesi gün ikili ellerindeki hemen herşeyi kaybediyorlar.İlk iş olarak sevgililerine aldıkları hediyelerin içinde bulunduğu arabayı bulmaya çalışıyorlar..Fakat tam bir maceranın ortasında bulacaklardır kendilerini! Peşlerine her cinsten canlı takılacaktır..Yani bir sokak çetesi bir de uzaylı..
Kurtlar vadisinin bu yılki sezon final bölümü olan
Japonyanın ülke yönetimi gitgide kötü bir hal almakta ve insanların üzerindeki baskı artmaktadır.Bunun sorumlusu olan hükümete karşı isyan başlatan bir asiler gurubu vardır.Ancak görevliler bu grubun peşine profesyonel yok ediciler takmıştır. İşte bu yok edicilerden birisi ile Prenses Yuki (princess Yuki) arasında hafiften bir aşk alevlenecek fakat çok geçmeden prenses o adam hakkındaki sırları öğrenecektir..Yuki artık intikamını artık iki taraflı almalıdır. Kılıç sahnelerinin havada uçuştuğu film aksiyon manyaklarına gelsin :D


Filmin kadrosunu görünce insanın birden izleyesi geliyor..Konusu ve işleyişine bir baktığımızda filmin psikolojik bir macera-dram filmi olduğunu görüyoruz.. Elli yaşına merdiven dayamış Pippa , herşeyi ile birlikte güzel bir eşi ve hayatı olduğuna inanmaktadır..Taa ki eşinin kendinden gizli birtakım planlar yaptığını öğrenene kadar..Artık ne eşine güvenebilir ne de onun bazı kararlarını sorgulayabilir..
Film 2010 yılının filmi olup başrol oyuncusu SAmuel L. Jackson'dur. Yani aslında kendine has bir hayran kitlesi olan Samuel Jackson 'un en son filmi olan film imdb puanına bakarsak hayli tatmin edici..
Aslında ben 
Robin Hood 'un sinemadaki macerası bence türkiye'deki sinemaseverleri de fazlasıyla heyecanlandırıyor..Onun kahramanlık dolu hikayesi bilindiği gibi dünya klasikleri arasında yer alıyor..RUssell Crowe ile sinemada canlandırılan karakter Crowe'un "Akıl Oyunları" ile "Gladiatör" filmlerinden sonraki en iyi performansı olarak film eleştirmenlerince gösterildi..







