Henüz ben de filmi seyretmedim. Ancak bir önceki filmde Kurt Adam izleyicileri memnundu.Zaten iki saatlik uzun da bir filmmiş.. Sınavlarım olmasa izleyebilirdim.Şimdi gördüm filmde Antony Hopkins de varmış.. Bu iyi işte..Vakti olan izleyip bizlere film hakkında değerlendirme yaparsa seviniriz..Zaten sitemizi seven arkadaşlara buradan duyuru :
Lütfen izlediğiniz filmler hakkında olumlu olumsuz yorumlar göndererek bize yardımcı olun..
Kurt Adam - The Wolfman (2010)
imdb Kurt Adam puanı : 6,3/10
Yapım: 2010 İng. - Ame.
Tür: Korku , Gerilim
Yönetmen: Joe Johnston
Senaryolar: Andrew Kevin Walker , David Self
Yapımcı: Benicio Del Toro
Süre: 123 dakika
Gösterim Tarihi: 19 Şubat 2010 (Türkiye)
Film Kadrosu: Anthony Hopkins , Hugo Weaving , Benicio Del Toro , Emily Blunt , Geraldine Chaplin.
Filmi izle...>>





Şampiyonlar liginin 2010 finali Madrid'de oynanan Münih - İnter maçı ile nefesleri kesti.. Mücadelenin sonunda
Ryan Gosling ve Michael Pitt : İkisi de bir zamanın ekolü bana kalırsa.. Ryan Gosling'in Kaos filmindeki zeki ama biraz "kafası karışık" polis rolünü hiç unutmayacağım.. Her neyse..
Serinin 
Filmi yaklaşık beş ay öncesinde izlemiştim ve aslında Robert Deniro'yu hiç bu kadar farklı bir rolde beklemiyordum. Çünkü bir süre mafya filmleri ile adından sıkça söz ettiren artist kabadayı bir anda yaşlı ve dul bir aile babası olmuş , üstelik hasta ve aşırı derecede yalnız. Tek isteği ise hayatta olan ve birbirinden ayrı dört evladını son bir kereciğine olsun bir araya getirmek ve onlarla hasret gidermek.. İzlerken sonuna kadar sıkılmadan devam etmiştim filme , hatta sonunda Rob amcanın çilesine ve onca zahmetine üzülmüştüm bile. Çünkü hiçbir evladı babaları ile birkaç günlüğüne de olsa bir araya gelmek istememişti. Belki bir baba olarak filmi izleyenler bizden onlarca kat fazla şey bulacaklar filmde..
St.Trinians okulu bir yandan ekonomik krizle uğraşırken bir yandan da okulun öğrencileri kendi kurnaz fikirleri ile uğraşmaktadırlar .. ONların amacı okulda bulunan milyon dolarlık bir tabloyu yürütmektir. Her ne kadar yalın bir konu üzerinden hikayesi aksa da film aslında özellikle kızların performansı baz alınırsa bence başarılı..
Filmde iki tane küçük çocuktan birisi olan Oskar Kardan sıradan bir çocuktur. Ancak onun en yakın arkadaşı olan ELi ise tamamıyla ters bir kişiliktedir ve aslında vampirdir. İkilinin birbirleri ile tanışması , yani Eli 'nin diğer çocuğun bir nevi kanına girmesinin ardından yaşanan gizemli olaylar anlatılıyor filmde..
Film için söyleyebilecek en önemli şey "Seven" filmi ile "Paranormal Activity" filmlerinin birleşmesi deniliyor. Hatta ve hatta filmin imdb puanına da şimdi baktım ve içimde acayip bir şekilde bu filmi izleme isteği uyandı.. Hikayesi hakkında verebileceğim tek ipucu kendisini bir yere kapatıp başka insanların hayatları üzerine kumar oynayan bir adamın olduğudur..Bir diğer ipucu da filmin insanlığın varoluşunu derinlemesine incelemesi..
Aslen filmin birden çok yönü var . BU açıdan filmde bir general kızı olan Vera ile onun şoförü arasındaki yakınlaşmanın temelinde ilerleyen filmin bir diğer önemli vurgusu da bir dönem komünizm ile yönetilen ve "sınıfsız toplum" olarak lanse ettiğimiz Rusya'nın yönetim açıklarını vurgulayan bir film.. İstanbul ve Ankara'daki sinema izleyicileri ile vizyonda buluşacak olan filmi diğer şehirlerimizde görme şansımız yok.. Rusya'nın ordu yapısını ve komünist sistemlerini Vera ve şoförünün yaşadığı olaylar ekseninde izleyeceğiz..
Elm Sokağı serisinin on yıl önceki en sağlam izleyicilerinden birisi olarak şunu söyleyim elbette filmi Amerikaya gidip izlemedim ama , gelir gelmez sinemalara da gidip bir de orada izlemek istiyorum..Adamlar hayal güçlerini sağlam kullanıyorlardı Elm sokağında ama yine de bana pek korkunç gelmeyen bir seri idi..
Zenginden çalıp fakire dağıtan meşhur roman kahramanı olan Robin Hood şimdi sinemalarda.Üstelik o kahramanı çok sevilen Russell Crowe canlandırıyor..Gladyatör filmi ile oskarı kazanan oyuncu Russell Crowe'un son filmi olan
Hilary Swank'ın oyunculuğuna filmde kesinlikle diyecek yok ancak film bir gizem veya bilmece türünden bir film olmasına rağmen Hristiyanlık misyonerliği filmde en çok göze çarpan şeylerden ..Zaten film de belki en büyük eleştirisini bu yüzden aldı.. Konu olarak genç bir profesör olan Katherine'in babasını ve annesini kaybetmesi üzerine kadının girdiği karmaşık inanç sistemi anlatılıyor .. O artık doğru bildiği tüm şeylerin aslında sadece bir inanç sisteminden kaynaklandığını düşünmektedir ve Louisiana'da yaşanan tuhaf olayları araştırmaktadır.. İşin ilginç yanı bu olaylar İncil kitabında da yer yer yazılmıştır yani kutsal kitaplarındaki bilgiler ile yaşananlar arasında sanki gizli bir bağ var gibidir..
Hayli zamandır altyazılı olarak gördüğüm filmi sizlere türkçe olarak sunuyorum.. Aslında bayağı zamandır izleyip izlememe arasında kaldığım filmi şimdi iyi ki izlemişim diyorum.. Sizlere elbette filmin sonunu söylemeyeceğim.. Ancak ilk olarak filmin içindeki zekanın bir benzerini meşhur Bruce Willis li Çakal filminde de gördüğümü söyleyim..
Bugün Star Tv de saat sekiz itibariyle izleyiciyle buluşacak Eragon filmi ile ilgili bilgileri sizlere sunuyoruz.. (






